04 Mart 2009

Aşk Bulmacasında Yön Arayışı

Bu dünya, hiçbir canlı üzerine kurulmadı. Belki ister istemez yapılan hatalar, bunu fark edemeyecek kadar aciz oluşumuzdan kaynaklanıyor. Öyle bir an geliyor ki, gördüğümüz tablolar üzerinde takılıp kalıyoruz. Sanki bir sonraki adımda basacak zemin yokmuş gibi…

İlk görüşte aşka inanır mısınız? Gözlerin bakış açısında yakaladığı hoş bir nokta, kalbimizdeki odalardan birini boşaltmamızı sağlıyor. Düzenli işleyen mekanizmalara fazla yükleme yaparak, koşullu şartlanmalara başlıyoruz. Duyu organlarımız zamanla önemli yetilerini kaybediyor. Gidip geldiğimiz yolların trafiğini düzenleyerek, tüm çıkışları aynı yere odaklıyoruz. Başka odalara açılan her kapıyı bilinçsizce kilitleyerek, anahtarları kaybediyoruz. Tam ortalarda birlerlerde kaybolup havasızlıktan bunaldığımızda, nefes almayı unutuyoruz.

Çaresizlik, sürekli uğradığımız adreste kimsenin oturmadığını fark ettikten sonra başlar. Fırsat bulduğumuz her an, adresi kontrol ederiz. Ama ne gelen vardır, ne de giden... Diğer tüm odaları kilitlediğimiz için, pusulanın gösterdiği yönden ilerleyemeyiz. Hiç icat edilmemiş bir zaman makinesinin üreticisini ararız. Her şey geriye alınmalı, tersine yaşamalı, sonra aynı yerden bir daha başlanmalıdır. Belki giden suçludur ama her zaman hata payı düşünülmeli, çözüm mutlak bulunmalıdır. Fakat bilmemiz gereken bir şey varsa, o da bazı problemlerin çözümü olmadığıdır. Çünkü her problem, kusursuz hazırlanmaz. Çözümü olmayan çıkmazlarda dolaşmanın ne anlamı var? Eğer bizler bir denklemin X leri olmuşsak ve Y ler hareketliyse, hangi plan içinde onları sabitleyebiliriz ki?

İşler mantıkla çözülemediğinde, mantıksız hayatın anlamsız denklemleri ortaya çıkar. Geleceğe olan kayıtsızlık, bizleri fallara sürükler. Uzun bir yol vardır ve sıkıntıya düştüğümüz bir anda kuş çıkarak, tüm yollar açılacaktır.

Kapıları kilitleyip anahtarı kaybedenler, çıkışı olmayan bir labirentin içinde dolanırlar. Aslında kapıyı açacak çilingirler her zaman vardır ama o adrese uğramak kimsenin aklına gelmez. Her dosttan, her arkadaştan yardım istenir. Aşkın sona erebileceği gerçeğini anlatanlar, sizi anlamayanlardır. Onsuz yapamıyorsanız, neden anlamamakta ısrar ederler ki? Sonunda çevrenizdeki yaşama gözlerinizi kapayarak, yalnız olduğunuzu düşünmeye başlarsınız. Bundan sonraki inancınız, aşk mabedinin modern putlarına taparak devam eder.

Bu dünya hiç kimse için kurulmadı. Zaman ilerlerken, kavuşamadığımız hayaller uğruna parçalanmanın, bedduaların, ahların ve vahların ne anlamı var? Kötü düşünceleri, kalbinizin geri dönüşümsüz çöp kutusuna gönderin. Kilitli kapıları açmayı çilingirlere bırakın. Hayatınızın labirentini tek çıkışla sınırlandırmayın, bırakın ruhunuz serbest kalsın.

Sevgi evrenseldir. Her çiçek açtığı gibi bir gün solabilir. Önemli olan, topraktan vazgeçmemektir.

Emre Türker

picture: deviantart

11 yorum:

  1. bencede mantısız bi hayat çok mantıksız olurdu...düşünemiyorummm:)))

    d şıkkııı...heheheeh...

    YanıtlaSil
  2. yesari... Senden d şıkkını almak beni çok mutlu eder efendim :) Virgüllerle gezen sahilde, dalgalarla ses olup nokta koyabiliyorsan, düşünmeye ne gerek var, değil mi ama?

    YanıtlaSil
  3. e doğru tabi:) ama iki gün sonra aşık olurum ben, gelip sana çatarım kesin, anlamıyosoooon filan derim :) sakıncalı bi yazı bu açıdan:)

    YanıtlaSil
  4. yaa hayırrr ...ben sana değil...bu yorumumdan sonra sen bana "d" şıkkını verecektin...hemmm düzeltmeyecek misin o "mantısız" kelimesini...takıntılıyım bennn...öle anlaşılmaz cümlelerle oyalama benii:)))

    YanıtlaSil
  5. bi dost... Hepimiz laf yapıyoruz ama uygulamaya gelince bir şey yok diyorsun, valla öyle. Gönül kelebek olunca, nereye konacağı belli olmuyor. Bize söylenenlere fermuar çekip kapatıyoruz mantığımızı. Terk edilen arkadaşlarım ne zaman aşk acısından kurtulmaya başlasa, hemen öğütler vermeye başlıyor. Tekrar ateşe düşünce, tüm sözlerini unutuyorlar :)

    YanıtlaSil
  6. yesari... Ben de kelime hatalarına takıntılıyımdır ama sürekli bir şeyler yazınca, gözden kaçıyor işte. İnsan gördüğü gibi değil düşündüğü gibi okuyunca, işler bu hale geliyor. Ne yalan söyleyeyim, ne senin yorumunda, ne de yazdıklarımın içindeki bu hatayı göremedim. Şimdi sana yıldızlı bir “d” veriyorum. Beni “mantıksız bir mantı”dan kurtardığın için ayrıca teşekkür ediyorum :)

    YanıtlaSil
  7. wayy wayy wayyy diorm Hayalbemol way,o nassı bi yazı öylee!!...Ahh ama benim kafa gene allak bullak oldu =) ''İşler mantıkla çözülemediğinde, mantıksız hayatın anlamsız denklemleri ortaya çıkar'' işte sorunda bu !mantık alınmış benden aşk konusunda,ben burda yazarken benim mantık nerden konaklıyo en ufak bi fikrim yok,işte bu yüzdendir isyanlarım,bu yüzden sil baştan alma isteğim,ama mantık beraberinde yol arkadaşı olarak gücümü de aldığından öle düşe kalka yoluma devam ediyorum ne kadar yanlış olduğunu bile bile..

    YanıtlaSil
  8. RiGoR MoRtiS… Bile bile atladığımız çukurları kapatmaya kalksak, belki işin içinden bile çıkamayacağız. O kadar mantıksız şey var ki benim çevremde, çoğu zaman mantığımı yanıma almaya bile gerek görmüyorum. Söylediğin gibi; düşe kalka devam etmeliyiz zaten. Ben en çok düşe kalka çocukluğumda öğrendim yürümeyi, tozlu yollarında hayatın. Yolumuz açık olsun.

    YanıtlaSil
  9. geçen gün bi arkadaşım mesaj attı.. mesaj aynen şöyle: "biraz matığınla hareket et, duygusallığı kenara at.yoksa çok üzülüyosun, eziliyosun.."
    yapamıyorum ama.. mantık ne ki.ben duygusal insanım.üzülcem..mantığa kapılarım kilitli kalacak.

    YanıtlaSil
  10. Bu dünya hiç kimse için kurulmadı.Bu sözü sevdim,şimdi bana bu kadar uzun bir yazıdan bunu mu sadece anladınız diyeceksiniz:)))Ama benim için o kadar çok şey ifade ediyor ki.Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  11. KaRaMeL… O zaman aşkı bütünüyle yaşarım diyenlerdensin sevgili KaRaMeL. Aslında en güzeli bunu yaşamak ama olmuyor. Gerçi ben çok şey öğrendim mantıksız aşk hareketlerinden.

    beyaz mendil… Yazılarda bazı sözler, bizler içindir sanki. Bu söz, benim uzun zamandır ruhumu hafifleten bir cümledir. Beğenmene sevindim. İlgi gösterip okuyarak anlam kattığın yorumların beni mutlu ediyor. Yoksa bu kadar uzun yazıdan bunu mu anladın diye bir şey düşünmedim, onu bilesin :)

    YanıtlaSil